Not: Bu yazı özel bir şirket için benim tarafımdan hazırlanmış bir kişisel gelişim eğitiminin yazıya dökülmesi ile oluşturulmuştur.
0.
Mutluluğun Size gelmesini
beklemeyin
Mutluluk nedir? Benim tabirimle mutluluk, karşılaşılan
durumlara, sıkıntılara sizim bakış açınızdır. Aslında mutluluk bir tercihtir.
Hadi bunu beraber inceleyelim.
1.
Mutluluk tercih meselesidir
Her şeyden önce şunu bilin ki hayatta aldığınız
bütün sonuçlar sizin tercihlerinizin sonucudur. Başınıza gelen her şeyden siz
sorumlusunuz. Şu an yaptığınız işten, okuduğunuz okuldan ve bölümden, kötü
alışkanlıklarınızdan, aldığınız sınav sonuçlarından... Eğer bunu
kabullendiyseniz asıl konumuza gelelim.
Hayatta elde etmek istediğiniz şeyleri önce gerçekten
istemelisiniz. “Ben neden hep mutsuzum?” demeden önce “Ben mutlu olmak istiyor muyum?”
diye bir sorun kendinize. Mutlu olmak için önce kendinizde uygun ortamı ayarlayın.
2. Eğer şu anda bulunduğun
yerden memnun değilseniz bunu değiştirmek sizin elinizde. Ne duruyorsunuz hadi
yerinizi değiştir.
Adam
arkadaşının evine ziyarete gitmiş. Sobanın arkasında minderin üzerinde yatan
köpeği görmüş. Köpek acı ile ama kısık sesle inliyormuş. Adam sormuş; “Bu köpek
neden durmadan inliyor!”
Cevaplamış
köpeğin sahibi; “Çünkü yattığı yerde çiviler var..”
“Eee, o
zaman neden ayağa kalkmıyor?”
Cevap :
“Demek ki canı yeterince acımıyor!..”
Bu gün
bulunduğunuz yer bir kaç yıl önceki tercihlerinizin sonucudur. Örneğin; bu gün
okuduğunuz üniversiteyi bir kaç yıl önce ÖSYS tercihlerinde seçmiştiniz. Bu gün
çalıştığınız işi bir kaç yıl önceki iş başvurularınız belirledi. Bu gün evli
olduğunuz kişi bir kaç yıl önceki duygularınız belirledi. Kısacası bu günü dün
belirledi. Yarını ise bu gün belirleyecek. Eğer düne ve bu güne üzülerek
yaşamaya devam ederseniz yarınınız bu günden daha kötü olacaktır. Hayatınızın
yönünü siz belirliyorsunuz. Suçu kadere, yaratıcıya, aileye, çevreye ve
diğerlerine bulmak size hiç bir şey kazandırmayacak. Başkalarını suçlamayı,
sızlanmayı bırakın! Şikayet etmekten vazgeçin! Durmayın harekete geçin. Açın
gözlerinizi artık. Hayat sizin onu nasıl, nerde ve kiminle yaşayacağınıza siz
seçiyorsunuz. Eğer gerçekten bu gününüzden şikayetçiyseniz, bu kötü gidişi
sadece siz değiştirebilirsiniz. İlahi bir haber gelmeyecek Birileri sizi
ittirmeyecek. Kız çocukları gibi ağlayarak kazanmayı mı bekliyorsunuz?
“Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Yine dene.
Yine yenil. Daha iyi yenil.”
Samuel Beckett
3. Sorunları sevin çünkü onlar her zaman sizinle olacaklar.
Düşünün
ki bir hapishanedesiniz. Öyle bir hapishane ki; sabah, öğle, akşam açık büfe
yemek veriliyor, teknolojinin bütün nimetleri elinizin altında. Sevdikleriniz
her an açık görüşe gelebiliyor. Ama siz hapishanedesiniz. Ne kadar mutlu
olursanız olun hep bir sıkıntı olurdu içinizde değil mi? İşte dünyada bir
hapishanedir. Ve bu hapishanede size ne verilirse verilsin her zaman bir
sıkıntı olacaktır. Ve ömrünüz bu sıkıntıları çözmekle geçecektir. Bu yüzden
sıkıntıları, sorunları sevin. Onlara alışmakla yetinmeyin. Çünkü çözdüğünüz her
sıkıntı size tecrübe, özgüven, saygınlık, para mutluluk gibi kazançlar
sağlayacaktır. Yani aslında çözdüğünüz her problem size kar olarak geri
dönecektir. Ve unutmayın ki “her kriz bir fırsattır.”
4. Kendinize değer verin. Hiç
bir sorun sizden daha büyük değil.
Her
defasında söylediğim gibi sorunlar her zaman olacak her zaman bir sıkıntınız
olacak. Hiç bir sıkıntınız olmasa bile “neden şu an daha iyi durumda değilim?”
diye düşünerek sorun çıkaracaksınız. İşte mutlu olmak isteyen insanlar
sorunları sever onlarla barışıktır. Çünkü sorun varsa sorun yoktur. Bir
sorununuzun olmaması hiç bir şey yapmadığınızı gösterir.
Dünya da
ki en önemli kişi sizsiniz. Düşünsenize ağaçlar sizin için oksijen üretiyor,
yağmur sizin için yağıyor, dünya sizin için dönüyor, ve hatta bütün evren, bu
mükemmel düzen sizin için var. Kısacası hiçbir şey sizden daha önemli değil.
Kıymetini bilin ve hayatınızı size layık yaşayın.
Peki bu
kadar mükemmel ve kıymetli bir varlıkken hangi sorun sizden daha büyük ve daha
önemli olabilir ki?
5. Etki alanına odaklanmak
Etkili İnsanların Yedi
Alışkanlığı kitabında
ki 7 alışkanlıktan biri de etki alanına odaklanmaktır. Ben bu başlığı biraz konumuza
göre yorumladım. Her gün sayısız sıkıntıyla boğuşuyoruz. Okul, iş aile
vesaire... Bütün bu sorunlara rağmen mutlu olmak istiyorsanız sorunu karşınıza
alın ve ona şöyle bir bakın. Siz bu sorunu çözmek için bir şey yapabiliyor
musunuz, yoksa bu durum karşısında yapabilecek hiç bir şeyiniz yok mu?
Eğer
yapabileceğiniz bir şey varsa onu nasıl yapacağını düşünün. Eğer yapabileceğiniz
bir şey yoksa kendinize bir ders çıkarın ve etki edebileceğiniz sorunlarınıza
odaklanın en azından başka sorunların büyümesine neden olmasın.
6. Proaktif olmak
Yine Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı kitabından
başka bir alışkanlıkla devam edelim. Uzun süreli mutlu olmanın yolu proaktif
olmaktan geçer. Proaktif olmak sorunları daha olmadan fark edip bu sorunlara
çözüm üretmektir. Eğer proaktif
olursanız sorunlara hazırlıklı olacağınız için mutluluğunuz en az zararla sorundan
kurtulacaksınız. Böylece uzun vadede mutlu olmuş olacaksınız.
Ayrıca
proaktif olmak sorunların sebebini kendinde aramak ve çözümünde yine kendi
elinde olduğunu bilmektir. Suçu başkasına atarak, çözümü başkasından bekleyerek
mutlu olamazsınız.
7. Kimse mutsuz ve negatif
insanlarla bir şeyler yapmak paylaşmak istemez
Mutlu
olan insanların çevresi mutsuz olanlardan daha kalabalıktır. Çünkü çok az insan
kendisine negatif enerji veren, sürekli şikayet eden reaktif (Proaktif olmanın
zıttı) insanlarla vakit geçirmek ister. Negatif ve mutsuz insanlar çevrelerine
de negatiflik verirler buda onları yalnızlığa iter.
Sosyal
paylaşımlarınız da bu konuda çok önemlidir. Sosyal paylaşım ağlarında
pozitif
paylaşımlar yapmanız insanların sizi daha çok ısınmasını sağlar ve sizinle
vakit geçirme isteği oluşturur. Buda sizi mutluluğa ve başarıya yaklaştırır.
8. Zor olan her şey güzel
değildir ama Güzel olan her şey zordur
Bu
hayatın bize bir hediyesidir aslında. Etrafınıza baktığınızda güzel olan ne
varsa bir bedeli vardır. Bu bedeli
ödemeden kazandığımız hiç bir şey kıymetli olmayacaktır.
Örneğin;
.ekilişten kazanılan bir cep telefonu ile 3 aylık çalışma sonucu kazanılan
parayla alınan cep telefonu arasında fark vardır. Tabi ki çalışma sonucu alınan
daha kıymetlidir. Buradan da anlaşılacağı gibi bedelini ödemediğin güzelliğin
kıymetini de bilmezsin. Milli piyangodan kazanılıp, talihlisine ömrü boyunca
mükemmel bir hayat sunan para var mı? Talihlilerin neredeyse hepsi piyangoyu
kazanmadan önceki halinden daha kötü bir halde hayat sürüyorlar. Nedeni
kazanılan paranın hakkedilmemmiş bedeli ödenmemiş olmasıdır. Para kolay geldiği
için kıymeti yoktur.
“Yokuş aşağı gitmek kolaydır
ama güzel manzara tepeden seyredilir.”
Henry Ward Beecher
9. Mutlu olmak istiyorsanız
mutlu olun, Koşullandırmayın
Mutlu
olmak için nedenlere ve bahanelere ihtiyacınız yok. Eğer mutlu olmak
istiyorsanız çözüm çok basit, mutlu olun.
“Bir BMW
sahibi olsam çok mutlu olacağım.
Okul bir
bitsin çok mutlu olacağım.
Bu
ihaleyi kazanırsam çok mutlu olacağım.” gibi mutluluğu koşula bağlayan durumlar
mutluluğunuzu ertelemenize neden olur. Eğer mutlu olmak istiyorsanız bunu bir
şeylerle bağdaştırmayın. Evet bir BMW sahibi olursanız mutlu olursunuz ama bu
arabanın sahibi olmak sizi mutlu değil de daha mutlu yapsın.
Allah
bazen elinden oyuncağını alır yerine daha iyisini vereceği için, sen dert etme
Can, O seni senden daha çok düşünür.
Allah
De Ötesini Bırak Kitabı
10. Değişim
Yaşam
tarzınızdaki değişiklikler mutluluğunuzu etkileyen en büyük etkendir. Bunu
şahsen test edip farkı gördüm. Mutlu olmak istiyorsanız değişime karşı
koymayın. Saçlarınızı, kıyafetlerinizi, ayakkabılarınızı, müzik zevkinizi,
teknolojik aletlerinizi kısacası değiştirebildiğiniz her şeyi zamanı geldiğinde
değiştirmekten çekinmeyin.
Müslüman
mahallesinde salyangoz satılmadığı gibi, hüzün içeren müzikler dinleyerek de
mutlu olunamaz. Arabesk, arabesk rap, fantezi müzik gibi insanların sürekli
dert yakındığı, şikayet ettiği müzikler dinleyerek mutlu olmayı beklemeyin
çünkü çok beklersiniz. Eğer bu tarz müzikler dinliyorsanız değişim için bunu da
kullanıp artık daha hareketli müzikler dinleyerek hayatınızdaki küçük
değişimlerle mutluluğu yakalayabilirsiniz.
11. Şikayet etme, şükret!
“Bütün
sıkıntılar neden beni buluyor?
Ben hiç
mutlu olamayacak mıyım?
Ahmet
olmasaydı böyle olmayacaktı.
Aynur
çözüm için hiç bir şey yapmıyor.
İşlerim
hep mi kötü gidecek?”
Çevrenize
bir bakın şikayet eden insanlar her zaman mutsuz insanlardır değil mi? Bunun
nedeni reaktif olmaları. Şikayet eden insanlar suçu hep başkalarında bulur ve
yine başkalarının çözüm üretmemelerinden dert yakınır. Ama çözüm için bir
şeyler yapmayı düşünmez bile. Eğer mutluluk istiyorsanız şikayet etmekten
vazgeçin ve çözüm için sizde elinizi taşın altına koyun. Yatarak bile başarıya
ulaşılabilir bkz. tavuklar, ama şikayet ederek asla başarıya dolayısı ile
mutluluğa ulaşmayı beklemeyin.
12. Mutlu edin, mutlu olun
Mutlu
olmanın en güzel yollarından biri de mutlu etmektir. Gerçek mutluluklar yaşamak
ve bunları kalıcı kılmak için yapmanız gereken şey daha fazla insanı mutlu
etmektir. Bu gerçekten de kolay bir alışkanlıktır. Çünkü çevremizde küçük şeylerle mutlu olabilecek birçok insan var.
Sokaktaki bir çocuğu bir küçük şekerle mutlu edebilirsiniz. Sevdiğiniz bir
arkadaşınıza bir gömlek alarak onu mutlu edebilirsiniz. Bir hafta sonu huzur
evine gidip bir saatliğine hiç tanımadığınız yaşlıları mutlu edebilirsiniz. İhtiyacı
olan bir çocuğun okul ihtiyaçlarını karşılayarak onu mutlu edebilirsiniz. Ve
daha niceleri. Emin olun bu ve bunun gibi iyilikler iyiliği yaptığınız kişiden
çok sizi mutlu eder.
13. Sevin
Mutluluğun
anahtarı sevgidir. Mutlu olmak istiyorsanız sevin. Neyi sevdiğiniz hiç önemli
değil yeter ki bir şeyleri sevin. Önce kendinizden başlayın sevmeye. Çünkü
kendisine faydası olmayanın başkasına da faydası olmaz. Sonra çocukları sevin,
hayvanları, ailenizi, arabanızı, marketteki kasiyeri, doktorunuzu... Karşılıksız
sevin sadece. Ne demişler “İyilik yap denize at. Balık bilmezse hâlik bilir.”
14. Kişilerin hayatını
etkilediğinizi unutmayın
Ortalama bir insan her gün en az 2 kişi ile
tanışır. Yani yılda yaklaşık 730 kişi ile tanışıyoruz. Birçoğu belki de bir daha
görmemek üzere hayatımızdan silinip gidiyor. Peki ya kalanlar? Kalanlar sizden
neler kazanıyor? Onlara ne katıyorsunuz? Paylaşmakta sevgi gibidir. Ne kadar
çok hayatın değişmesini sağlarsanız o kadar mutlu olursunuz. Gidin ve yeni
hayatlara dokunun.
15. Daima gülümse
Mutlu
olmak gülümsemektir. Henüz dişleriniz varken, gülmek ve gülümsemek için bu
kadar neden varken, mutlu olduğunu dosta düşmana böyle kocaman göstermek için
gülmeye ihtiyacınız var. Gittiğiniz
ortamda selamla muhabbetle karşılanmak istiyorsanız kapıdan güler yüzünüzle
girin. Unutmayın ki gülümsemek bulaşıcı ve bedavadır.
Gülümsediğinde güzelleşmeyen bir
yüz hiç görmedim.
Aldoux Huxley
16. Düşünceniz Hayatınızı
Etkiler
Söyledikleriniz
düşüncelerinizi, düşünceler hayatınızı etkiler. Bu yüzden kendiniz yada
başkaları hakkında ne söylediğinize dikkat edin.
Kendini
kandırmak deyimini bilirsiniz. Kendini kandırmak önce kulağa kötü gelse de bunu
iyi bir şekilde kullanmak sizin elinizde. Eğer insanlara sürekli kendiniz
hakkında olumsuz şeyler söylerseniz hem insanlar hem de siz kendiniz hakkında
olumsuz düşüncelere kapılacak, kendinizden nefret etmeye başlayacaksınız. İşte
aksi içinde bu geçerlidir. Yani kendiniz hakkında bir şey söylemeniz
gerektiğinde olumsuz düşünseniz bile olumlu şeyler söyleyerek kendinizi
kandırın. Böylece zamanla kendinizi kandırdığınızı unutup bunun gerçek olduğuna inanacaksınız.
Bonus: Kendinize bir slogan
belirleyin
İşler
her zaman yolunda gitmez. Evdeki hesap her zaman çarşıya uymaz. Kısacası bazı
günler her şey üst üste gelir ve sizi mutluluğundan eder. O günlerde kendinizi
güldürmek ve mutlu etmek için kendinize bir slogan belirleyin.
Ben o
sıkıntılı gün geldiğinde kendi kendime Kardeş
Payı dizisi karakteri Sezai Usta’nın repliği olan “Hava ne gadar güzel
yaa!” diyorum ve bu bana bu sıkıntıların geçici olduğunu, her şeyin olacağına
vardığını hatırlatıyor. Sonuç olarak gülümseye devam ediyorum ve zaten her şey
de olacağına varıyor. Sizde bir slogan belirleyin kendinize. Canınızı sıkan
şeyler olduğunda sloganınızı hatırlayın ve gülümseye kaldığınız yerden devam
edin. Mutlu bir ömür geçirmeniz dileğiyle...